Bizim baş delilerden Osman Kara (En zamanda en yakışıklısı olduğunu iddia etmektedir) der ki, "Osmanlı vakıflar medeniyetidir."

Elhak doğrudur.

Vakıflar, Türk-İslâm medeniyetinin en belirgin kurumu ve toplumsal dayanışmanın şahikasıdır.

Zekat-fitre-sadaka kişilerin hayatta iken yaptıkları ibadet-sosyal yardım ve toplumsal dayanışmaya katkı olmasına karşılık, vakıflar kişilerin öldükten sonra bile hayır işlemeye devam etmelerini sağlayan kurumlardır. Temellerinde de "amellerindeki sevap defterlerinin kapanmaması" inancı vardır.

Kişi, sağlığında malının-mülkünün tamamını veya bir kısmını vakfeder. Bu işyazılı olabileceği gibi; sözlü olması da (vasiyet) yeterlidir. Kendi mirasçıları ile birlikte çevresi bunu bilir ve vakfedilen mülk ve arazi bağışçının isteği üzerine kullanılır... İdi...

Vakıflar Osmanlı'da kayıt altında tutulurdu. Cumhuriyet idaresinde de devam edildi.

Vakta ki Muhteşem Osmanlı'dan hasta adam Osmanlı'ya dönüldü...

Yavuz'un, altınla doldurduğu Topkapı Sarayı'nın hazine dairesi bomboş kalıp; Galata bankerlerine ve Avrupalı devletlere el açar olduk...

"Sevap defterleri açık kalsın diye vakfedilen araziler", mülkler devlet eliyle satılır oldu.

Yani ki, göçüp gidenlerin açık bırakmak için mallarını mülklerini bağışladıkları "amel defterleri" kapatıldı.

Gönlüm, aklım, vicdanım buna itiraz ediyor.

Olmamalıydı;

Ama oldu. Keşke bununla kalsaydı.

1980 sonrası, Evren Anayasası kabul edildi.

Küreselleşen dünyanın etkileri toplumsal değer yargılarımızı sonuna kadar değiştirdi.

İnsanımız değişti. Kısa yoldan köşe dönmecilere dönüştük.

Dini, siyasi ve ticari bir meta haline getirdik.

İnançları istismar ettik. "Camiye yardım" diye toplanan paralardan komisyon alınıp verildiğini; camilerde yardım amaçlı toplanan paraların -en azından- bir kısım makamlar için örtülü ödenek olarak kullanıldığını işitir olduk.

İftarlarımız, siyasi propoganda oldu. Kurbanlarımız nereye ve nasıl gittiğini bilmediğimiz para yardımlarına dönüştü. Kesilip kesilmediklerini bile bilmiyoruz. Zekatlarımızın, himmet olup bir yerlere doğru uçmadıklarından veya içki masalarında meze olmadıklarından emin değiliz.

Ve yetmedi...

Yerden biter gibi vakıflarımız oldu.

Daha doğrusu, bir koyup binbir aldığımız -Azeri lehçesi ile- "karhanelerimiz" oldu.

Sevapmış, toplumsal dayanışma imiş, sevap defterinin açık kalması imiş. Hepsine boş verildi.

Kurulan vakıfların başına, kurucu kişinin kendi veya bir yakını getirildi.

Yasal kılıfa uydurulup kişisel gelir sağlandı.

Devlet kurumları adına kurulan vakıflar da bundan farklı değil. Sivillerden tek farkı yöneticilerin zaman zaman değişmesi.

Haaa... Bir de sağlanan gelirlerin kaynağı meselesi var.

Vakıfların gelirlerinin neredeyse tamamının gelir kaynağı kamu imkanları ve/veya kamuya işi düşen vatandaşlardan alınan "zorunlu olmayan" (?) bağışlar.

Yani ki vakıfların gelirleri kamuya ait imkanların vakıflara tahsis edilmesi veya resmi dairelere işi düşen vatandaşlardan alınan "gönüllü" (?) bağışlardan oluşuyor.

İyi de, vakıfların kuruluş amacı kamu hizmeti değil miydi?

Sen vakıf kuracaksın; kamu imkanlarıyla gelir elde edeceksin. Sonra bir kısmını vakfına (yönetimine?) ayırıp diğer kısmını göstermelik olarak kamu hizmetlerinde kullanacaksın.

Var mı bu işin ahlakiliği?

Devlet dairesine gidiyorsun. İşin düşmüş. Vakfa bağış isteniyor. -İmkanın varsa-,  vermek mecburiyetindesin. İmkanın yoksa... Yandı gülüm keten helva...

İyi de kardeşim... O devlet kuruluşunun adıyla çalışan vakfın amacı, o kuruluşa yardım sağlamak değil mi?

Gelen vatandaştan zorlayarak bağış almanın anlamı ne?

Madem bunu alacaksınız; koyun resmi ücret tarifesi. Vatandaşta bilsin ki verdiği paralar bütçeye gidiyor.

Ve dostlar...

Canım sıklıyor. Muhteşem bir mazinin mirasyedisi konumunda...

Kendimi b.. çukurunda hissediyorum.

Fena halde canım sıkılıyor. Gönlüm o günlere dönmeyi diliyor.

"Turhan nasıl çıldırdı?" diye sormuştu, Müftüoğlu Ahmet Hikmet. Bu günlerde ehl-i vatan'ın tekrar tekrar okuması gereken bir eser.

De...

Bana ne oluyor?

Yoksa ben de çıldırıyor muyum, ne?

Aklıma mukayyet ol Yarabbi!

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.